Alanya haber, alanya tv , alanya televizyonu, kanal alanya
D'GALA
Geldikleri gibi gittiler!
Coşkulu Kalem

Geldikleri gibi gittiler!

“Demokrasiye inanmak” söylemi hepimizin dilindedir.

Şöyle inanırız, böyle inanırız…

“Memlekette demokrasi kuralları bir işlese, neler olmaz ki!”

Bu söylemler altında hukuksuzluğa destek vermekten geri kalmayan, gücü eline geçirince çılgınca sevinip; ezileni yok sayanlar, bir gün o hukuka muhtaç hale gelir.

George Orwell’in Hayvan Çiftliği kitabı 1940’larda yazılmış olmasına karşın, bugün güç sahibi herkese kolayca giydirilebilecek bir elbise gibidir.

Şimdi size, Alanya THK’da yaşanan minyatür bir demokrasi uygulaması anlatacağım.

Merkezi Ankara’da, Türkiye’nin dört bir yanında şubelerce yönetilen bir kurumda geçer hikaye.

Kurumun atanmış bir yöneticisi, uzak diyarlarda kurum için çalışan personele, içinde bulundukları zorluklardan sözeder, maddi sıkıntılarından dem vurur, istifasını ister. Çalışana haklarının verileceği söylenir, daha sonra bilabedel çalışması istenir.

İsteği gerçekleşir, personel istifa eder. Haklarını hiç sormaz. “Hakkım yenilmez” düşüncesindir.

Ardından atanmış yetkilinin ikinci planı “seçim yap, başkanlığa aday ol” formülü ortaya atılır. Yıllardır uygulanan usulle yapılır genel kurul, resmi makamlarca onaylanır.

Kısa zaman sonra usul, esas ve evraklar gerekçesi ile kongre iptal edilir.

Eski yönetime “Görev süreniz devam ediyor. Erken kongre yapmak zorunda değilsiniz, iş başındasınız” denir.

Normal görünen durum, kurnaz planın ikinci hamlesi ile su yüzüne çıkar.

Sahte imzalı, ayarlanmış adamlarca yazılmış dilekçeler gerekçe gösterilerek, istifa ettirilmiş; görevden  alınmış kişi bahane edilip yeni bir plan devreye konur.

Yıllardır o kuruma üye olma aşkıyla yanıp tutuştuğu,  bir türlü bu amacına ulaştırılmadığı söylenen, şubenin yolunu bilmeyen yüzden fazla kişi üye kaydedilir. Mevcut yönetimden habersiz, seçim kararı alınır. Seçimin, kendilerine oy verme garantili üyelerle yapılması da sağlanır.

Demokrasi kuralları işlemedi, şube esas işine ilişkin faaliyet alanlarında çalışmadı yalanları ile, demokrasi dışı bir liste ve yöntemle, demokrasinin dördüncü kuvveti medyanın şahitliğinden çekinceme duyarak, basına kapatılmak istenen bir genel kurul yapılır.

Sonuç  demokrasi  harikası…

İstedikleri, çıkarlarına uygun çalıştırılacak yönetim göreve gelmiştir.

Devir  teslim beklenmez.

Müfettiş  incelemesi daha  önce  istenmesine rağmen geciktirilip kongre sonrasına bırakılarak “Bir şeyler var” havası yaratma çabasıyla geçmiş dönem  evrakları didik didik edilir. 

Bir yardım derneğinin faaliyet dosyası, kurumdaki masanın çekmecesinde duruyor diye kıyamet kopartılır.

“Para aktarılmış olabilir” suçlaması bile yapılır.

Oysa bilmedikleri, hesaplardan para çekme yetkisinin şubelerde olmadığıdır.

Hesapların kontrolü genel merkezdedir, şube sadece para yatırır, çekme yetkisi yoktur…

Bütün bu senaryolar içinde zafer kazanan, şubenin taşradaki yaşayanları, acemiliklerinin kurbanı yanlışlar yaparlar.

Yanlışlar birbirini kovalar, kısa zamanda şubede işler karışır.

İşler karışınca desteklenmeyi bekleyen acemi şube yöneticileri, karşılarında kendilerini bir makama getiren “şubenin esas sahibi” kişileri bulurlar.

Demokrasi kandırmacasıyla göreve getirdiklerini, açıklama ve gerekçe sunmadan, demokrasi narası bile atmadan görevden alma kararı verilir…

Sonuç, geldikleri gibi gittiler.

Demokrasi diyerek kurgulanmış bir sistemin parçası olanlar, sistem için ayak bağı olunca dışarı itildiler.

İşte  bu  kadar basit mesela.

Kendine demokrasi isteyenlerin, başkalarına da aynı hakkı istememesidir sorun.

Başkasının acısıyla mutlu olanlar, bir gün geldikleri gibi giderler.

Unutmamalı, gerçek hukuk, bir gün herkese lazım olacaktır.