Tecavüz çetesine karşı bir kadın
Coşkulu Kalem

Tecavüz çetesine karşı bir kadın

Onunla bir yıl önce, gizlilik içinde röportaj yaptık.

Yüzünü sakladık, sesini değiştirdik.

Buluşma adresimiz gizliydi, nerede yaşadığını hiç bilmedik…

Röportaj bitti, kameraman arkadaşım Özgür’le yanından ayrıldık.

Arabada bir süre konuşamadık, söyleyecek söz bulamadık.

Sonradan tanımladık kendimizi, insanlık adına büyük bir acıydı hissettiğimiz.

Dinlediğimiz film senaryosu gibiydi, kötülerin çoğunlukta olduğu.

Ama gerçekti!

Hani roman olur hayatlar vardır ya. Tıpkı onlar gibi.

Bir kadın, iki çocuk annesi...

Uyuşturucu bağımlısı bir eşle yaşam savaşını sürdürürken eşi tutuklanıyor.

Psikolojik açıdan bitmiş, bağımlı bir eşle yaşam savaşından yaralı çıkmış bir kadın.

24 yaşında, sorunlu; hayat savaşında destekçi ararken karşısına ablası çıkıyor…

Öz abla. “Kardeşim” dedikçe ablası, büyüyor, güçleniyor zayıf kadın.

Kendisine uzanan akraba, can, kardeş elinden kötülük beklemiyor, teslim oluyor.

Kol kanat germesine, sevip okşamasına inanıyor.

Derken hain plan devrede.

Hava değişimi için davet edildiği ablasının evinde, içki masasında kurban ediliyor 3 kuruşa.

Esaret hayatı başlıyor, kilit altında tutuluyor önce.

Satıcı öz abla ve eniştesi.

Artık sen “O yolun yolcususun” diyor abla.

Kaçma girişimi sonuçsuz. İki çocuğu kötü  adamların elinde.

Çocuklarının gözü önünde sahip oluyorlar ona.

Acıların en büyüğü de bu zaten.

Hava değişimi uzun sürünce aramaya çıkıyor kayınpederi.

Kayıp başvurusu yapıyor.

Derken “Evi terk etti” süsü veriliyor.

Çocukları kötü adamların elinde iken karakola götürülüyor,

 “Evi terk ettim. Oraya gitmek istemiyorum” diye ifade vermeye zorlanıyor.

1-3-5, kaçma girişimleri sonuçsuz kalıyor.

Dayak, tehdit, silahla zoruyla esaret ve tecavüz.…

Ameliyat oluyor, yarası kapanmamış, sıcak yatağında tedaviyi tamamlaması gereken bir zamanda otomobilin arka koltuğunda başlıyor tecavüz.

Unutamadığı sayısız tecavüz gecesi ve sabahı…

Pazarlandığı her adamdan yardım istiyor. Yalvarıyor, ama nafile.

Her yalvarış başka bir dayak, başka bir esaret önlemi...

155’i arıyor.. Olay yeri  Kahramanmaraş ve çevresi.

Yardım istemek için gittiği karakoldaki polise zarf verdiklerini görüyor satıcıların.

Bir gün mutlaka kaçmalı, çocuklarını yanına alabildiği bir gün.

Bütün hesaplarını böyle yapmaya başlıyor genç kadın.

Derken harekete geçiyor onu pazarlayanlar.

Kahramanmaraş’tan çıkıyor fuhuş çetesi, Antalya’ya getiriyorlar kadını. 

Antalya’da yakalıyor aradığı fırsatı, kaçıyor, en yakın Alanya’ya.

Saklanma, kendini kaybetme mücadelesi veriyor.

Çocuklarıyla süren yeni yaşam savaşında iyi insanlar çıkıyor karşısına.

Antalya Barosu Alanya Kadın Hakları Kurulu desteği ile hukuk mücadelesi başlıyor.

Yaşadıklarını özetleyen bir dilekçe yazması isteniyor kendisinden.

Tam 45 sayfa…

Kahramanmaraş’taki fuhuş çetesinin isim ve adresleri var dilekçede.

Tek dileği o insanlar başkasına daha fazla zarar vermeden, cezalandırılmalarını sağlamak.

Ancak söylendiği kadar kolay olmuyor.

Antalya ve Kahramanmaraş arasındaki hukuk arayışında 1 yıldır dava açılamadı.

Dava açılması için kim, neyi bekliyor?

Avukatlar ve mağdur kadın neyi bekliyor? bilmiyorlar...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Çiçekler içinde bir kadın” hikayesi yazmak isterdim.

Emeğin ve mücadelenin gününde başarının öyküsünü, suçluları cezalandırılmış; tecavüz mağduru kadının öyküsü olsun isterdim bu köşede.

Hukuk çoktan o insanlara sormuş olsun isterdim “Neden yaptınız?” diye.

Ama maalesef.

“Adalet benim sesimi duymakta gecikecek belki” diyor genç kadın.

 Çok geç olmadan, yılda bir kez, bir gün, 8 Mart’ta yetkililer; Aile Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı sesimi duysun istiyor.

Kadın satıcılarının elinden kaçmayı başaran bu kadın, 8 Mart’larda kendisi gibi mağdur kadınlar için mücadele gücü, mücadele destekçileri arıyor.

Kim bilir belki bugün sesini duyan olur!