Alanya haber, alanya tv , alanya televizyonu, kanal alanya
TÜRKİYE’DE SİVİL TOPLUM SORUNSALI
Kent Konseyi Gençlik Meclisi

TÜRKİYE’DE SİVİL TOPLUM SORUNSALI

Son dönemlerdeki popüler kavramlardan birisi de sivil toplum kavramıdır. Sivil toplum, bireylerin kendi arzularıyla oluşturdukları ortak yaşam alanını ifade etmektedir. Moda söylenişi ile kısaca STK dediğimiz bu yapı katılım ortaklık anlayışı içinde temel yurttaşlığı da kapsayan bir yapılanması vardır.

Sivil toplum kuruluşları, yurttaşları ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getiren çevre ve insan hakları örgütleri, tüketici dernekleri, yardım ve eğitim örgütleri gibi yapılardır. İngilizcede “Non-Govermental Organization” olarak ifade edilen kavramın Türkçede tam karşılığı bulunmamaktadır.

Yerel Gündem 21’den ve 2005’te yasalaşan Kent konseyleri de kentlerinde bir çatı ve uzlaşma ortamı yaratmasından dolayı STK’ların içinde bulunduğu en büyük sivil insiyatif platformlardır.  Yerel halkın katılımı ve dezavantajlı grupların söz sahibi olması noktasında da aktif vatandaşlık tanımını gerçekleştirecek bu yapılar kentteki yönetişim sorununu gidermektedir.

Çoğulcu demokrasiler halkın katılımı ile ancak gerçekleştirilebilir. Katılımcılığın sağlanmasında gönüllülük esasına dayalı sivil toplum kuruluşları çok gerekli bir yere sahiptir. Sivil toplum kuruluşları ve demokrasi dengesi bir ülkede demokratikleşmenin de sağlandığını ifade eder. Çünkü sivil toplum kuruluşlarının arkasında büyük bir halk desteği de vardır ve doğrudan temsil bakımından önemli bir yere sahiptir.

Sivil toplum kuruluşları, toplumsal mutabakat, aktif diyalog ve demokrasi kültürünün gelişmesine katkı sağlayan örgütlerdir. Eğer ki bir ülke gelişmiş ve yapısal özerkliğine kavuşmuş bir sivil toplum örgüt yapılarına sahipse demokrasi açısından da arkasında ciddi bir dayanağı olduğuna işarettir.

Türkiye açısından sivil alanları değerlendirirsek Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın web sitelerinde yayınlanan istatistiklere göre, Ocak 2016’da Türkiye’de 108 bin 748 dernek  ve 5 bin 14 yeni vakıf faaliyet gösteriyor. Vakıflar en fazla eğitim ve sosyal yardım, dernekler ise mesleki ve dayanışma, spor ve spor ile ilgili faaliyetler ile din hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik alanlarda çalışıyor.

Türkiye’de sivil toplum kuruluşları yapılanma bakımından 1990 ve 2000 yılları arasında %235 gibi bir oranla artış gösterirken 2000 ve sonrası için %50 gibi bir oranla artış göstermektedir. STK’lara katılım oranlarını incelediğimiz zaman 10 yıllık süre içerisinde %100’lük bir artış gözlense bile nüfusa oranla %13 bandında kalmaktadır. Bu da çoğu Avrupa ülkeleri ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Dolayısıyla sivil topluma katılımın çok da yüksek olmadığını görüyoruz.

Katılımdaki sorunlara değinecek olursak halkın STK’lara bakış açısına değinmemiz gerekmekte, Türkiye’de sivil yapıların giderek siyasallaştığını, dernek ve vakıfların birkaç kişi tekelinde idare edildiği ve amaçları dışına çıkarak rant peşinde koşan yapılar haline geldiği, bu yüzden de halkın katılımı sağlayamadıkları bir gerçek.

Yukarıda da bahsettiğim Kent konseylerinin 5393 Sayılı Belediye Kanunu gereğince kurulması zorunlu olmasına rağmen halen Türkiye’de çoğunlukla kurulmaması ve kurulmasının engellendiğini görüyoruz. Kurulan Kent konseylerinin de kağıt üzerinde olması ve bazı kent konseylerinin tarafsızlığını koruyamaması ve belediyelerin bir birimi gibi davranmaları yerel halkın katılımı ve sivil toplum düşüncesini gerçekleştirmekte zorlanmaktadır.

Katılımın düşük olmasının bir diğer nedeni de Türkiye’de örgütlenmenin hâlâ olumsuz olarak algılanması hatta belirli dönemlerde artan baskıların da bir sonucu olarak örgütlenmekten korkulması. Örgütlenme özgürlüğünün en doğal uygulama biçimi olan “örgüt” kelimesi yerine kuruluş denmesi bile ülkedeki bu tedirginliğin bir sonucu!

Türkiye’de sivil alanlar daralmış, hedeflerini gerçekleştiremez, halktan ve sivilden yoksun bir sivil toplum kuruluş yapısını ortaya çıkarmış, demokrasi kültürünün gelişmesinde öncü olması beklenirken kutuplaşmada ön ayak olmuş yapılar haline gelmiştir.

Son söz olarak “Sivil düşünün, gönüllü olun, çoğulcu demokrasiye katkıda bulunun.”

MÜCAHİT KAYA/ GENÇLİK MECLİSİ BAŞKANI